|
Gözlerindeki parıltıda mıydı hayatın anlamı
Bir kahkahan kadar dolu yaşanır mıydı hayat
Hangimizin tekamülü için gelmiştin ziyarete
Hangimizeydi katkın daha fazla
Hayatın basitliğini ispata çalışır gibiydin düz ve yalın
Karşılıksız sevginin anıtıydın
Küçük adam, büyük insan
Gözlerindeki parıltıda mıydı hayatın anlamı
Bir kahkahan kadar dolu yaşanır mıydı hayat
Madem hiçbir şey ölmez, her şey yaşar
Yaşasın sonsuza dek kahkahandaki çoşku
Aydınlatsın gözlerinin nuru
Layık olamamaktır sana, içimdeki tek korku
Dilerim ki verebilirim hakkını babalık apoletlerinin
Dilerim ki öğrencisi olurum ziyaretinin
İyi ki varsın küçük adam, büyük insan
>
başa dön
Kitap gibi kadındı
Hem de kalıncanaydı, bir ömür okunası
Her sayfasında ayrı tat vardı
Kiminde hüzün ölesiye
Kiminde tutku bitesiye
Şarkı gibi coşkulu
İyi ki girdin hayatıma
Çok törpülendin beni
Ama tüketmeden sevgimi
Hep zenginleştirdin beni
Okşadıkça bedenimi
Alaattinin lambası gibi parlattın çeperimi
İçindeki cin mi bendim
Yoksa dilediğim mi sendin
Yıllarca tekrar tekrar okudum
Hep başka şeyler buldum
Ben mi büyüdüm seninle
Yoksa sen mi doldurdun beni
Yıllar geçti, okudum
Hep yeni güzellikler buldum
Kitap gibi kadındın
İyi ki seni buldum
>
başa dön
yeni doğan güneş gibi
kızıl mı kızıl, kocaman, göz alıcı aşk
yeni başlayan gün gibi umut dolu
yeni başlayan gün gibi aşikar
zamanla yükseldikçe göğe
artar mı acep ateşi
güneş tutulsa, sıcaklığı söner mi
gözden kaybolduğunda, hepten biter mi
aslında güneş aynı güneş, aşk aynı aşk
gece geldi diye sönmez ateşi
sadece görünmez, örtünür hüznü
bekler umutla yeni günü
güneş gibi hayat veren aşk
kaybolsan gökten, gelse gece
bilirim güneş doğacak yine
heyecanla bekler, hoş geldin derim yeni güne
>
başa dön
Derler ki herkesin bir yıldızı var gökyüzünde
Biliyorum, bizim ki bir eylülde geldi
Dediler ki eksik
Dedim ki bilmiyorsunuz
O bulmacanın parçası
Ancak onunla tamam burası
Gözüne yıldız kaçmıştı onun
Gülümsemesinde ömür vardı dolu dolu
Bilmem ki hangimizin yarısıydı
Gözlerindeki yıldız aydınlattı dünyamızı
Hiç eksik olmadı
Hep fazla oldu bilakis
Hep daha fazla tamamladı eksiğimizi
Kim kimi seçti bilemem
Varlığıyla dünyam muhkem
>
başa dön
Ruhunun açlığını doyurmaya çalışanlar,
Ruhunu besleyecek ışık peşine pervane
Nice yalancı, süslü ışığın etrafında döner nafile
Anlayınca yaldızın dökülüp, sahte parıltının kaynağını
Yeni hayallere kanat çırpar
Her seferinde yeni ümitle,
Bu seferki parıltının ruhunu aydınlatmasını dileyerek
>
başa dön
Gece gibi karaydı kanatları
Ama gece gibi de şefkatli
Çepe çevre sadrımı ruhunu
Korkmalı mıydım karanlığından
Kaybolmalı mıydım sıcaklığında
Zarafetinin nişanesiydi siyahlığı
Aldatırdı rahatlığı, aldırmazlığı
Tüflü kayadan gibi sertti iradesi
Hançerden güçlüydü ifadesi
Bilmem dili mi, zihni mi daha kışkırtıcıydı
Ama gözleri lav gibi yakıcıydı
Eritirim seni boşa uğraşma dedi
Belki de yoktu bende istediği
Volkan patlaması gibi yıkıcıydı sözleri
Etkisi, söylediklerinde mi,
Söyleyişindeki zarafette miydi
Bilmiyorum, ama tutku yolculuğunun en güzel ifadesiydi
>
başa dön
Dün bir restorandaydım
Envai çeşit yemek vardı,
güzel görüneni,
tabağı dolduranı,
pek de taze görünmeyeni
Hepsi de kendince cazip, hepside de davetkar
Güzel kokuların, renklerin hayaliyle
Üşüşüyor çevresine türlü çeşit haşere
Anlamak kolay değil
En bayatı bile bir sinek çekebilme telaşında
Davetkar, işveli en gösterişlisi
Ama hoşnutsuz gelenden kısmetine
Acaba kızgınlığı sineğe mi, kısmetine mi?
>
başa dön
Seni veren Allaha şükürler olsun
Şükürler olsun Allaha
Seni verdiği için
Bana verdikleri için
Bunu görecek farkındalık verdiği için
Teşekkürler sana
Geldiğin için
>
başa dön
Söylemek istedim içimden çağlayanlarımı
Diyemedim, tek kelime edemedim
Yutkunmak bile zul geldi
Kendime sordum kıyabilir misin kıymetline,
Kıyabilirsen nasıl kıymettir, kıymet bilmektir bu
Kıyamazsın ona da kıyarsın içini kıyım kıyım
Sonra kıyı ararsın yanaşacak, yüreğini dökecek
Bulamazsın, kıyısında kalırsın sözlerin
Konuşulamayanın gürültüsü kaplar kafanın içini
Yine de tek kelime dökülmez dudaklarından
Kaparsın gözünü, acının geçmesini dilersin
Acımasın istersin, acımamak istersin
ama emanetlik acıtır
>
başa dön
Sustu acıdı
Sustum acıdı
Söyledi acıdı
Dinledim acıdı
Baktı acıdı
Baktım acıdı
Alev alev kadife bir gül gibiydi her şey
Görkemle açıldı, sonra döktü taç yapraklarını
Eski acılarıydı aramızdaki
Acımadı, acıları
Acımadı, duvarları
Acımadı ki
>
başa dön
Açık gri bir akşamüzeriydi
Hava yüksekti, biraz da ıslak
Çimlerde geziniyordu bir salyangoz
Doğanın mucizesini taşıyordu sırtında, bilmeden
Antenlerini uzatmış, pür dikkat
İlerlemeye çalışıyor, kayarak
Her çabasında artıyor güveni
Çıkarıyor biraz daha kendini
Merak içerisinde bir çocuk
Etkilendi mucizeden
Tutamadı kendini, uzatıverdi elini
Neye uğradığını şaşırdı salyangoz
Korktu kaçtı içerisine, kapandı
Neyi var neyi yoksa topladı
Varlığını sakladı
Neden salyangoz gibidir hayatımız
Önce açarız kendimizi, güvendikçe
Sonra tutamaz kendini haylazın biri
Dokununca birden, bitiverir bir anda büyü
Kapatırız kendimizi
Saklarız, herşeyden
Ödümüz kopar tekrar çıkmaya, risk almaya
Acıtacak diye korkarız ama
Korkunun kendi daha çok acıtır aslında
Sonra acır-ız,
Acırız kendimize
>
başa dön
Ne uzun zamandır kara bulutlar kaplamıştı
Hep karanlıklı, hep ıslak
Islaktı ama bir kuruluk vardı yinede
Belki karanlıktan geliyordu tatminsizlik, yetmezlik
Belki de bu kuruluğun açlığını doyuramıyordu
Kim bilir?
Sert bir rüzgarla geldi günün birinde
Araladı bulutları, ısıtmaya başladı Dünyamı
Karşı durmak zordu, ama ipek gibi de sarardı ruhu
Zakkumlar gibiydi baharı
Rüzgara dirençli, çiçekleri göz alıcı
Bal damlardı gözlerinden, zehir saçarken dili
Varlığıyla geldi bahar, tekrar
Baharında hüzün vardı, umut kadar
>
başa dön
Yalnız - kendime doğum
günü hediyem :)
Binlerin içinde yalnızdı
Ne çok insan, ne çok sohbet vardı, sığlarda
O, kendi sessizliğinde yalnızlığı sevdi
Yalnızlık acıdır dediler
Oysa acı olan yalnızlık mıydı?
Yoksa paylaşacak birini bulamamak mı?
Işığın içindeki körden farklı mıydı durumu
Söylediklerini anlamazlarsa neye yarardı konuşmak
Düşündü,
Işığı mı görmüyordu yoksa gerçekten ışık yok muydu?
Eksik kalmayı yediremedi
Nice tanrıçalar yaptı kendine yıllar yılı
İdollerine taptı
Sonra yıktı bir bir, hayal kırıklığıyla
Geçmedi susuzluğu
Yıllar geçti, aramakla yarısını
Ya buldukları yarımdı, ya da yarım kaldı yaşananlar
>
başa dön
Kendimi yazsam ne oldurdum acaba
Tutkulu bir aşık mı Cyrano gibi
Baştan çıkartıcı kırmızı Ferrari gibi
Yoksa tilki mi olurdum, hain kurnaz
Kırmızı başlıklı kıza bile acımaz
Yoksa kara delik mi olurdum, doymaz
Sahi kimse bilmez ne olur atılana kara deliğe
Yok mu olur gerçekten
Yoksa başka dünyalar mı kurar bir yerde
Yok mu olur peki yaşananlar
Yoksa tortuları birikir mi başka yaşamlarda
Bakıyorum aynaya
Bu mu görmek istediğim insan
Gördüğüm insan o mu
Peki ya başkalarının gördüğü
Bugün ölsem kaç kişi gelir cenazeme
Ne söylerlerdi ardımdan
Kaç kişi hasret çekerdi
Ne kalırdı benden geriye
Ne taşırdım bir sonrakine
>
başa dön
Ay gibi doğdun geceme
Güneşin doğuşundan korkar oldum
Gider misin yine doğan güneşle
Bırakır mısın beni benimle
Yenilir miyiz yine ikiliklere
Yiter miyiz keşkelerde
Bir satırda bulup da bir dokunuşta yittiğim
Kimin nesi olduğum
Yüreğimi ezer yokluğun
Soluksuz bırakır yok-sun-luğun
>
başa dön
|